Türk savunma sanayisi, önümüzdeki yıllarda hayata geçirilmesi planlanan projelerle tarihi bir sürece giriyor. Milli savaş uçağı ve helikopter programları başta olmak üzere birçok stratejik alanda yürütülen çalışmalar, 2026 yılı itibarıyla daha da hız kazanacak. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii bünyesinde sürdürülen projelerde test, geliştirme ve entegrasyon süreçlerinin artması beklenirken, yetkililer bu dönemi savunma sanayisi açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriyor.
KAAN Projesi Savunma Sanayisinin Merkezinde Yer Alıyor
Milli Muharip Uçak KAAN, Türkiye’nin savunma vizyonunda ayrı bir konuma sahip olmaya devam ediyor. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu’nun yaptığı açıklamalara göre, KAAN projesi sadece bir uçak geliştirme çalışması değil, aynı zamanda Türkiye’nin mühendislik, yazılım ve üretim kabiliyetlerini ileri seviyeye taşıyan kapsamlı bir dönüşüm süreci olarak görülüyor. Proje kapsamında bugüne kadar birçok teknik eşik aşıldı ve yerli savunma sanayisi açısından önemli ilklere imza atıldı.
KAAN’ın mühendislik prototipiyle gerçekleştirilen uçuşlar, projenin geldiği noktayı gözler önüne sererken, mevcut aşamada yer testleri ve çeşitli sistem doğrulama çalışmalarına ağırlık veriliyor. Bu süreçte avionik sistemler, yapısal dayanıklılık, yakıt ve elektrik altyapıları titizlikle inceleniyor. Her bir test aşaması, ileride yapılacak uçuşların güvenli ve sorunsuz şekilde gerçekleşmesi için büyük önem taşıyor.
Uçuş Prototipleri İçin Takvim Netleşiyor
KAAN projesinin bir sonraki aşamasını oluşturan uçuş prototipleri için çalışmalar eş zamanlı olarak devam ediyor. Mehmet Demiroğlu’nun verdiği bilgilere göre, mühendislik prototipinin ardından üç ayrı uçuş prototipi planlanıyor. İlk uçuş prototipinin mayıs veya haziran aylarında havalanması hedeflenirken, bu tarihin büyük projelerde sıkça yaşanan küçük teknik rötuşlara bağlı olarak şekillendiği ifade ediliyor.
İlk prototipin uçuşa geçmesinin ardından yoğun bir test kampanyası başlayacak. Bu kampanya kapsamında ikinci prototipin yıl sonuna doğru, üçüncü prototipin ise yıl sonu veya takip eden yılın başında test sürecine dahil edilmesi planlanıyor. Her bir prototip için aylar süren yer testleri yapılacak ve tüm sistemlerin uyumlu şekilde çalıştığından emin olunacak. Yetkililer, bu aşamalarda aceleci davranılmayacağını ve güvenliğin her zaman öncelikli olacağını vurguluyor.
2026 Yılı Savunma Projeleri İçin Yoğun Bir Dönem Olacak
Savunma sanayisi açısından 2026 yılı, yalnızca KAAN değil, milli helikopter ve diğer hava platformları için de kritik bir takvim olarak öne çıkıyor. Bu yıl içerisinde test faaliyetlerinin artması, yeni sistemlerin entegrasyonu ve seri üretime yönelik hazırlıkların hız kazanması bekleniyor. TUSAŞ bünyesinde görev alan mühendis ve teknik ekiplerin bu dönemde yoğun bir mesai temposu içinde çalışacağı ifade ediliyor.
Savunma yetkilileri, bu yoğunluğun Türkiye’nin hava gücünü artırma hedefinin doğal bir sonucu olduğunu belirtiyor. Yürütülen çalışmaların yalnızca askeri kabiliyetleri güçlendirmekle kalmayacağı, aynı zamanda savunma sanayisinin ihracat potansiyeline de önemli katkılar sağlayacağı değerlendiriliyor. 2026 yılı, yerli ve milli projelerin sahada daha görünür hale gelmesi açısından dönüm noktası olarak görülüyor.
Yerli Motor Hedefi ve Blok Üretim Planları
KAAN projesinin en önemli başlıklarından biri olan yerli motor çalışmaları da eş zamanlı olarak sürdürülüyor. Mehmet Demiroğlu’nun açıklamalarına göre, KAAN’ın yerli motorunun 2032 yılında tamamlanması hedefleniyor. Bu süreçte motor geliştirme faaliyetleri, test altyapıları ve mühendislik çalışmalarının adım adım ilerleyeceği belirtiliyor.
Geçiş sürecinde ise Blok 10 ve Blok 20 olarak adlandırılan 20 ila 40 arasındaki KAAN uçaklarının F110 motoruyla üretilmesi planlanıyor. Bu yaklaşım, hem uçakların operasyonel kabiliyet kazanmasını sağlayacak hem de yerli motor hazır olana kadar projede sürekliliği garanti altına alacak. Yetkililer, bu planlamanın KAAN’ın uzun vadeli başarısı için stratejik bir adım olduğunu dile getiriyor.
Savunma Sanayisinde Yeni Bir Dönem Başlıyor
Milli hava platformları etrafında şekillenen bu yoğun çalışma takvimi, Türkiye’nin savunma sanayisinde geldiği noktayı net biçimde ortaya koyuyor. KAAN başta olmak üzere yürütülen projeler, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını değil, geleceğin güvenlik konseptlerini de göz önünde bulunduruyor. 2026 yılına doğru ilerlerken, savunma sanayisinde yaşanacak gelişmelerin hem teknik hem de stratejik açıdan yakından takip edilmesi bekleniyor.