OpenAI, yapay zekâ alanındaki en yeni güncellemesini duyurarak ChatGPT’nin çalışma biçiminde önemli bir dönüm noktasına imza attı. GPT-5.2 adı verilen yeni sürüm, özellikle intihar düşünceleri, kendine zarar verme eğilimleri ve ağır duygusal krizleri içeren “tehlikeli sorular” konusunda daha kontrollü, daha dikkatli ve güvenlik odaklı bir yaklaşım benimsiyor. Şirket, bu düzenlemenin artık ikincil bir geliştirme değil, doğrudan önceliklendirilmiş bir alan olduğunu açıkça vurguluyor.
GPT-5.2 ile Hassas Konularda Yeni Yaklaşım
Yeni sürümle birlikte ChatGPT’nin hassas psikolojik durumları algılama biçimi önemli ölçüde değiştirildi. OpenAI tarafından yapılan açıklamalarda, GPT-5.2’nin yalnızca verilen soruya yanıt üretmekle kalmadığı, aynı zamanda kullanıcının ruh halini ve risk seviyesini daha iyi analiz etmeye çalıştığı ifade edildi. Özellikle kendine zarar verme düşüncelerini çağrıştıran ifadeler, önceki sürümlere kıyasla daha erken aşamada tespit ediliyor. Modelin verdiği yanıtlar ise yönlendirici, kışkırtıcı veya yanlış anlaşılmaya açık ifadelerden arındırılmış bir yapıda sunuluyor.
Mental Sağlık Güvenliği Öncelik Haline Geldi
OpenAI, GPT-5.2’nin geliştirme sürecinde mental sağlık uzmanlarının rehberliğinden yararlandığını ve bu alanda özel güvenlik testleri yürütüldüğünü duyurdu. Amaç, yapay zekânın bir terapist rolüne bürünmesi değil; kriz anında kullanıcıyı daha güvenli bir noktaya yönlendiren, riski azaltan ve zararlı sonuçların önüne geçmeye çalışan bir iletişim dili oluşturmak. Şirket, bu nedenle modelin “çözüm üretme” refleksini bazı durumlarda bilinçli olarak sınırlandırdığını belirtiyor.
Tehlikeli Etkileşimleri Yatıştıran Yanıt Mekanizması
GPT-5.2’nin öne çıkan özelliklerinden biri, riskli konuşmaları yatıştırma becerisinin güçlendirilmesi oldu. Yeni sürüm, kendine zarar verme ya da intihar düşüncelerine dair ipuçları içeren konuşmalarda daha sakin, destekleyici ve güvenlik merkezli yanıtlar üretiyor. Bu yanıtlar, kullanıcıyı doğrudan yönlendirmekten kaçınırken, yardım arama davranışını teşvik eden bir dil kullanıyor. OpenAI, bu yaklaşımın yanlış yorumlanma riskini azaltmak için özellikle test edildiğini aktarıyor.
Sistem Kartı Sonuçları Dikkat Çekiyor
GPT-5.2 ile birlikte yayımlanan resmi sistem kartında, modelin önceki sürümlere göre mental sağlık ve kendine zarar verme hassasiyetinde belirgin bir artış gösterdiği belirtiliyor. Test sonuçları, GPT-5.2’nin bu tür içeriklerde daha güvenli ve daha uygun yanıtlar verme eğiliminde olduğunu ortaya koyuyor. Şirket, bu değerlendirmelerin yalnızca teorik değil, gerçek kullanım senaryoları üzerinden yapıldığını da vurguluyor.
Yaş Duyarlılığı ve Ek Güvenlik Katmanları
Yeni düzenlemenin bir diğer dikkat çeken yönü ise yaşa duyarlı içerik denetimi. OpenAI, GPT-5.2’de otomatik yaş tahmini gibi araçların daha etkin kullanılmaya başlandığını ve özellikle genç kullanıcılar için ekstra koruma mekanizmalarının devreye alındığını açıkladı. Bu sayede model, yaş küçüklüğü ihtimali bulunan etkileşimlerde daha temkinli davranıyor ve riskli içeriklerin kapsamını daraltıyor. Şirket, bu yaklaşımın özellikle ergenlik dönemindeki kullanıcılar açısından kritik olduğunun altını çiziyor.
Yapay Zekâda Sorumluluk Tartışmaları Yeniden Gündemde
GPT-5.2 güncellemesi, yapay zekânın toplumsal sorumluluğu konusundaki tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Uzmanlara göre OpenAI’nin bu adımı, yalnızca teknik bir iyileştirme değil; aynı zamanda etik bir duruş olarak da değerlendiriliyor. Yapay zekânın duygusal krizlerde yanlış yönlendirme yapma ihtimalinin azaltılması, sektörde uzun süredir dile getirilen bir gereklilikti. GPT-5.2 ile bu alanda somut bir adım atıldığı yorumları yapılıyor.
ChatGPT’nin Rolü Yeniden Tanımlanıyor
OpenAI cephesi, GPT-5.2’nin ChatGPT’yi “her soruya cevap veren” bir araçtan, sınırlarını bilen ve riskli alanlarda daha dikkatli davranan bir sistem haline getirmeyi hedeflediğini ifade ediyor. Şirket yetkilileri, yapay zekânın insan duygularıyla temas ettiği noktaların özel bir sorumluluk gerektirdiğini ve bu nedenle güvenliğin artık temel tasarım unsurlarından biri olduğunu belirtiyor. Bu yaklaşımın, önümüzdeki dönemde yapay zekâ geliştirme standartlarını da etkilemesi bekleniyor.