Kış aylarının gelmesiyle birlikte birçok kişi sebebini tam olarak açıklayamadığı bir yorgunluk, isteksizlik ve halsizlik hali yaşamaya başlıyor. Günlük yaşamı etkileyen bu tablo, çoğu zaman mevsimsel ruh hali değişimi ya da yoğun iş temposuna bağlansa da uzmanlar önemli bir noktaya dikkat çekiyor. Güneş ışığından yeterince faydalanılamayan kış döneminde D vitamini eksikliği, vücutta sessiz ama etkili bir sorun olarak ortaya çıkabiliyor.
İç Hastalıkları Uzmanı Nilufar İmanlı, kış güneşinin yetersiz kalmasının, vücudun D vitamini üretimini ciddi şekilde azalttığını belirterek, bu eksikliğin birçok farklı belirtiyle kendini gösterebileceğini vurguluyor.
Kış Aylarında Güneşten Uzak Kalan Vücut
Soğuk hava, kısa günler ve kapalı alanlarda geçirilen uzun saatler, güneşle teması büyük ölçüde sınırlandırıyor. Oysa D vitamini, vücutta büyük oranda cilt yoluyla, güneş ışınlarının etkisiyle üretiliyor. Yaz aylarında kısa süreli bir güneşlenme bile yeterli olurken, kış döneminde bu üretim ciddi biçimde düşüyor. Özellikle kuzey enlemlerde yaşayan bireylerde, güneş ışınlarının açıları nedeniyle kışın D vitamini sentezi neredeyse yok denecek seviyeye inebiliyor.
Bu durum, yalnızca yaşlıları değil, gençleri ve aktif çalışan bireyleri de etkiliyor. Gün boyu ofiste çalışanlar, güneşi yalnızca cam arkasından görenler ve açık havaya çıkma imkânı kısıtlı olanlar risk grubunda yer alıyor.
Sessiz İlerleyen Belirtiler
D vitamini eksikliği her zaman net ve ani şikâyetlerle ortaya çıkmıyor. Uzmanlara göre en sık görülen belirtilerin başında sabahları dinlenmemiş uyanma hissi geliyor. Gün içinde geçmeyen halsizlik, kas ve eklem ağrıları, sık sık kas krampları da bu tabloya eşlik edebiliyor. Bağışıklık sistemi zayıfladığı için üst solunum yolu enfeksiyonlarının daha sık ve daha ağır geçirilmesi de dikkat çeken işaretler arasında bulunuyor.
Bununla birlikte ruh hali üzerinde de belirgin etkiler görülebiliyor. Duygusal dalgalanmalar, isteksizlik, odaklanma güçlüğü ve depresif hisler, kış aylarında artan D vitamini eksikliğiyle ilişkilendiriliyor. Bu nedenle yalnızca fiziksel değil, zihinsel yorgunluk yaşayan bireylerin de bu açıdan değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
D Vitamini Sadece Bir Vitamin Değil
Uzmanlar, D vitamininin klasik anlamda yalnızca bir vitamin olarak düşünülmemesi gerektiğini vurguluyor. Vücutta hormon benzeri bir etki gösteren D vitamini; kemik sağlığından bağışıklık sistemine, kas fonksiyonlarından ruh haline kadar pek çok mekanizmada rol oynuyor. Eksikliği durumunda kemik erimesi riskinin artması, kas gücünün azalması ve genel vücut direncinin düşmesi kaçınılmaz hale geliyor.
Beslenme yoluyla alınan D vitamini ise çoğu zaman tek başına yeterli olmuyor. Yağlı balıklar, yumurta sarısı ve D vitamini ile zenginleştirilmiş süt ürünleri destek sağlayabilse de, temel kaynak hâlâ güneş ışığı olarak öne çıkıyor.
Bilinçsiz Takviye Kullanımı Risk Oluşturuyor
D vitamini eksikliği şüphesiyle birçok kişinin kendi kendine takviye kullanmaya yöneldiği görülüyor. Ancak uzmanlar bu konuda ciddi uyarılarda bulunuyor. Kontrolsüz ve yüksek dozda D vitamini alımı, kanda kalsiyum seviyesinin yükselmesine yol açabiliyor. Bu durum bulantı, kusma, karın ağrısı ve böbrek taşı gibi ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebiliyor.
Bu nedenle D vitamini takviyesine başlamadan önce mutlaka kan tahlili yapılması gerektiği vurgulanıyor. Kandaki düzeye göre uygun doz ve kullanım süresi, hekim tarafından planlanmalı. Ayrıca D vitamininin yağda eriyen bir vitamin olması nedeniyle, emiliminin yağ içeren besinlerle birlikte alındığında arttığı da hatırlatılıyor.
Yorgunluk Basit Bir Şikâyet Olmayabilir
Kış aylarında artan yorgunluk ve halsizlik hissi, çoğu zaman görmezden gelinse de, altında yatan nedenin D vitamini eksikliği olabileceği gerçeği giderek daha fazla dikkat çekiyor. Uzmanlar, özellikle uzun süredir geçmeyen yorgunluk yaşayan kişilerin bu durumu ciddiye alması gerektiğini ifade ediyor. Basit bir kan testiyle tespit edilebilen bu eksiklik, doğru tedaviyle kontrol altına alınabiliyor ve yaşam kalitesinde belirgin bir iyileşme sağlanabiliyor.
Kış güneşinin yetersiz kaldığı bu dönemde, vücudun verdiği sinyalleri doğru okumak ve bilinçsiz uygulamalardan kaçınmak, sağlıklı bir kış geçirmek adına büyük önem taşıyor.