Kocaeli
Parçalı az bulutlu
1°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6403 %0
51,8530 %0
7.139,55 % 0,04
Ara
Kocaeli Haber Sağlık Harvard’dan Çarpıcı Araştırma: Günde 3 Fincan Kafeinli Kahve Demans Riskini Azaltabilir

Harvard’dan Çarpıcı Araştırma: Günde 3 Fincan Kafeinli Kahve Demans Riskini Azaltabilir

Dünyada milyonlarca insanın güne başlarken elinden düşürmediği kahve, bu kez beyin sağlığıyla ilgili dikkat çekici bir araştırmayla gündemde.

KAYNAK: Zeki Ersin Yıldırım
Okunma Süresi: 4 dk

 

Dünyada milyonlarca insanın güne başlarken elinden düşürmediği kahve, bu kez beyin sağlığıyla ilgili dikkat çekici bir araştırmayla gündemde. Harvard Üniversitesi öncülüğünde yürütülen ve on binlerce kişinin uzun yıllar boyunca izlendiği kapsamlı çalışmada, düzenli ve orta düzeyde kafeinli kahve tüketiminin demans riskini azaltabileceğine dair önemli bulgular elde edildi. Bulgulara göre özellikle günde iki ila üç fincan kafeinli kahve içen bireylerde Alzheimer dahil olmak üzere nörodejeneratif hastalıklara yakalanma oranı daha düşük seyrediyor.

On Binlerce Kişi Yıllarca Takip Edildi

Araştırma, sağlık alanında uzun süredir veri toplayan iki büyük kohort çalışmasının sonuçlarına dayanıyor. Toplamda 130 bini aşkın katılımcının verileri incelendi ve takip süresi bazı bireylerde 40 yılı aştı. Bu kadar uzun süreli gözlem yapılabilmesi, bilişsel gerilemenin zaman içindeki seyrini değerlendirme açısından bilim insanlarına güçlü bir analiz imkânı sundu.

İzlem süreci boyunca 11 binden fazla demans vakası kayıtlara geçti. Katılımcıların günlük kahve ve çay tüketim alışkanlıklarıyla sağlık verileri karşılaştırıldığında, düzenli şekilde kafeinli kahve tüketen grupta demans oranının anlamlı biçimde daha düşük olduğu görüldü. Günlük ortalama 300 miligram civarında kafein alan bireylerde, en az tüketen gruba kıyasla yaklaşık yüzde 18’lik bir risk azalması dikkat çekti.

Kafein Vurgusu: Etki Kafeinsiz Kahvede Görülmedi

Çalışmanın en dikkat çeken sonuçlarından biri, koruyucu etkinin yalnızca kafein içeren kahvede gözlemlenmiş olması. Kafeinsiz kahve tüketenlerde benzer bir risk düşüşü saptanmadı. Bu durum, beyin üzerindeki olumlu etkinin büyük ölçüde kafeine bağlı olabileceği yönündeki görüşleri güçlendirdi.

Bilim insanları, kafeinin sinir hücreleri üzerindeki uyarıcı etkisinin yanı sıra antioksidan özellikler taşıyan bazı biyolojik bileşiklerle birlikte çalışabileceğini belirtiyor. Kahve ve çayda bulunan polifenoller ve diğer aktif maddelerin iltihaplanmayı azaltıcı ve hücresel hasarı sınırlayıcı etkileri daha önceki araştırmalarda da gündeme gelmişti. Nörodejeneratif hastalıkların gelişiminde kronik inflamasyonun rol oynadığı düşünüldüğünde, bu mekanizma dikkat çekici bir açıklama sunuyor.

En Belirgin Fark Orta Düzey Tüketimde Görüldü

Araştırmada aşırı tüketimin ek bir fayda sağlamadığı da vurgulandı. En belirgin olumlu sonuçların, günde iki ila üç fincan kafeinli kahve ya da bir ila iki fincan çay tüketen kişilerde ortaya çıktığı bildirildi. Bu gruptaki katılımcılar yalnızca daha düşük demans riskiyle değil, aynı zamanda daha az hafıza ve dikkat problemi bildirmeleriyle de öne çıktı.

Kadın katılımcıların yer aldığı veri setlerinde hafıza ve muhakeme testlerinde hafif düzeyde daha iyi sonuçlar gözlemlendi. Ancak genel bilişsel performans ölçümleri değerlendirildiğinde farkların çok büyük olmadığı belirtildi. Uzmanlar, kahvenin tek başına mucizevi bir koruma sağlamadığını, ancak sağlıklı yaşam alışkanlıklarının bir parçası olabileceğini ifade ediyor.

Genetik Risk Gruplarında Benzer Sonuçlar

Araştırmacılar, farklı genetik risk profillerine sahip bireyleri de ayrı ayrı analiz etti. Alzheimer açısından yüksek genetik riske sahip kişilerle düşük risk grubundakiler karşılaştırıldığında, kafeinli kahve tüketiminin her iki grupta da benzer oranlarda ilişki gösterdiği görüldü. Bu durum, kahve tüketiminin yalnızca belirli bir genetik yapıya sahip bireylerde değil, daha geniş bir popülasyonda etkili olabileceğine işaret ediyor.

Uzmanlar, elde edilen verilerin umut verici olduğunu ancak kesin bir nedensellik ortaya koymadığını hatırlatıyor. Çalışma gözlemsel nitelik taşıdığı için kahvenin doğrudan demansı önlediğini söylemek mümkün değil. Yine de uzun süreli ve geniş katılımlı olması nedeniyle bilim dünyasında önemli bir referans olarak değerlendiriliyor.

Uzmanlardan Dengeli Tüketim Uyarısı

Araştırma sonuçları heyecan uyandırsa da bilim insanları ölçülü davranılması gerektiğini vurguluyor. Günlük üç fincana kadar kahve tüketimi çoğu sağlıklı yetişkin için güvenli kabul edilse de bireysel hassasiyetler göz önünde bulundurulmalı. Özellikle akşam saatlerinde alınan kafein uyku düzenini bozabiliyor ve uzun vadede bilişsel sağlık üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor.

Ayrıca mide hassasiyeti olanlar, demir eksikliği bulunan bireyler ve yüksek tansiyon hastalarının kahve tüketiminde doktor görüşü alması öneriliyor. Uzmanlar, beyin sağlığını korumanın yalnızca tek bir içeceğe bağlı olmadığını; dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, kaliteli uyku ve stres yönetiminin en az kahve kadar önemli olduğunu hatırlatıyor.

Bilim dünyasında tartışmalar sürerken, kahvenin yalnızca keyif veren bir alışkanlık değil, aynı zamanda potansiyel bir nöroprotektif unsur olabileceği yönündeki bulgular kamuoyunda geniş yankı uyandırmış durumda.

 
 
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *