Kocaeli
Hafif kar yağışlı
-2°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2697 %-0.03
50,4273 %0.43
6.497,34 % 1,91
Ara
Kocaeli Haber Gündem Türkiye’de Tarım Alarm Veriyor: Son 22 Yılda Ankara Büyüklüğünde Arazi Kaybedildi

Türkiye’de Tarım Alarm Veriyor: Son 22 Yılda Ankara Büyüklüğünde Arazi Kaybedildi

Türkiye’de tarım alanlarında yaşanan daralma, güncel verilerle birlikte yeniden gündemin üst sıralarına taşındı.

KAYNAK: Zeki Ersin Yıldırım
Okunma Süresi: 4 dk

Türkiye’de tarım alanlarında yaşanan daralma, güncel verilerle birlikte yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Son 22 yılda üretim dışına çıkan tarım arazilerinin büyüklüğü, Ankara’nın yüzölçümüne neredeyse bire bir denk gelirken, bu kayıp yalnızca kırsalı değil şehirlerdeki sofraları da doğrudan etkiliyor. Kuraklık, plansız kentleşme, sanayi yatırımları ve altyapı projeleriyle hızlanan bu süreç, gıda güvenliği açısından ciddi uyarılar barındırıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı son “Tarım ve Orman Alanları” verileri, tarım topraklarında yaşanan değişimin boyutlarını gözler önüne seriyor.

Tarım Alanlarındaki Büyük Kayıp Rakamlarla Ortaya Kondu

Resmî verilere göre Türkiye’nin toplam tarım alanı 2002 yılında 41 milyon 196 bin hektar düzeyindeyken, günümüzde bu rakam 38 milyon 619 bin hektara kadar gerilemiş durumda. Aradaki fark, 2 milyon 577 bin hektarlık net bir kayba işaret ediyor. Bu alanın büyüklüğü, yaklaşık 25 bin 706 kilometrekarelik yüzölçümüyle Ankara’ya neredeyse eşit. Uzmanlara göre bu tablo, tarım arazilerinin uzun süredir korunamadığını ve üretim dışına çıkışın artık istisnai değil yapısal bir sorun haline geldiğini gösteriyor. Özellikle büyükşehir çevrelerinde hızla artan konut projeleri, sanayi bölgeleri ve ulaşım yatırımları, verimli tarım topraklarını geri dönülmesi zor bir şekilde yok ediyor.

Kuraklık ve Su Krizi Tarımı Daha Kırılgan Hale Getirdi

Tarım alanlarındaki daralma, iklim değişikliğinin etkileriyle birleştiğinde çok daha ağır sonuçlar doğuruyor. Son yıllarda yağış rejiminde yaşanan düzensizlik, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının azalması ve sulama maliyetlerindeki artış, çiftçiyi üretimden uzaklaştıran temel faktörler arasında yer alıyor. Suya erişimin zorlaşması, özellikle hububat ve bakliyat gibi geniş alan gerektiren ürünlerde ekimden vazgeçilmesine yol açıyor. Uzmanlar, bu sürecin devam etmesi halinde Türkiye’nin temel gıda ürünlerinde dışa bağımlılığının artabileceği ve fiyat dalgalanmalarının daha sık yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.

Hububat ve Sebze Alanlarında Dikkat Çeken Daralma

Tarım alanlarındaki kayıp, ürün deseninde de belirgin bir değişimi beraberinde getirdi. Ekilen alanlar 2000’li yılların başında 17 milyon 935 bin hektar seviyesindeyken, bugün 16 milyon 799 bin hektara düşmüş durumda. Bu gerileme, doğrudan üretime giren alanların küçüldüğünü ortaya koyuyor. Hububat, yem bitkileri ve bakliyatta yaşanan daralma, hayvancılıktan gıda sanayisine kadar uzanan geniş bir zinciri etkiliyor. Sebze bahçelerinde de benzer bir tablo söz konusu. Sebze üretimine ayrılan alanın 930 bin hektardan 741 bin hektara gerilemesi, taze gıda arzında süreklilik sorununu daha görünür hale getiriyor.

Nadas Alanlarındaki Azalma Üretim Baskısını Artırdı

Veriler, nadas alanlarında da ciddi bir düşüş yaşandığını gösteriyor. Yaklaşık 22 yıllık süreçte nadasa bırakılan tarım arazileri 5 milyon 40 bin hektardan 2 milyon 655 bin hektara kadar geriledi. Yüzde 47’ye yaklaşan bu düşüş, bir yandan toprağın dinlenme süresinin kısaldığını, diğer yandan ise üretim baskısının arttığını ortaya koyuyor. Nadas alanlarının azalması kısa vadede üretimi artırıyor gibi görünse de uzun vadede toprak verimliliği açısından riskler barındırıyor. Toprağın yeterince dinlenememesi, verim düşüşü ve erozyon gibi sorunları beraberinde getiriyor.

Zeytinlikler ve Uzun Ömürlü Bitkiler Öne Çıktı

Tarım alanlarındaki genel daralmaya rağmen uzun ömürlü bitkilerin kapladığı alanlarda dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Meyve, bağ ve zeytinlikleri kapsayan alanlar 2 milyon 674 bin hektardan 3 milyon 801 bin hektara yükseldi. Bu artış, tarımda ürün deseninin değiştiğini ve çiftçinin daha dayanıklı, uzun vadeli getiri sağlayan ürünlere yöneldiğini gösteriyor. Özellikle zeytinlik alanlar 620 bin hektardan 913 bin hektara çıkarak önemli bir genişleme kaydetti. Uzmanlar, bu eğilimin iklim koşullarına uyum ve pazar talebiyle yakından ilişkili olduğuna dikkat çekiyor.

Tarım topraklarında yaşanan bu dönüşüm, yalnızca kırsal kalkınma meselesi olarak değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir güvenlik konusu olarak değerlendiriliyor. Üretim alanlarının korunması, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve planlı kentleşme politikaları hayata geçirilmediği takdirde, kaybedilen her hektarın gelecekte çok daha büyük maliyetler doğuracağı ifade ediliyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *