Kocaeli
Parçalı bulutlu
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,4074 %0.12
51,8976 %0.66
7.090,22 % 0,63
Ara
Kocaeli Haber Gündem Marmara’nın Derinliklerinden Gelen İzler: 50 Yıl Sonra THY Uçağına Ait Yeni Parçalar Tespit Edildi

Marmara’nın Derinliklerinden Gelen İzler: 50 Yıl Sonra THY Uçağına Ait Yeni Parçalar Tespit Edildi

Marmara Denizi’nde yarım asırdır süren bir sır, yapılan son su altı taramalarıyla yeniden gündeme geldi.

KAYNAK: Zeki Ersin Yıldırım
Okunma Süresi: 4 dk

Marmara Denizi’nde yarım asırdır süren bir sır, yapılan son su altı taramalarıyla yeniden gündeme geldi. Türk Hava Yolları’na ait “Bursa” isimli Fokker F-28 tipi yolcu uçağının 1975 yılında denize düşmesinin ardından kaybolan enkazına dair yeni bulgular elde edildi. Uzun süredir gönüllü olarak arama çalışmaları yürüten sanal medya içerik üreticisi Nedim Kuru ve ekibi, son sonar taramalarında uçağın gövdesine ait olduğu değerlendirilen yeni parçalar görüntüledi. Buluntular, Marmara Denizi’nin Büyükçekmece ve Ambarlı açıklarında tespit edildi.

1975’te Yaşanan Facia ve Yarım Kalan Arama Çalışmaları

30 Ocak 1975 tarihinde İstanbul’dan İzmir’e gitmek üzere havalanan THY’ye ait Fokker F-28 tipi yolcu uçağı, kısa süre sonra Marmara Denizi’ne düştü. “Bursa” adı verilen uçakta bulunan 42 kişi kazada hayatını kaybetti. O dönem yaşanan teknik yetersizlikler ve deniz koşulları nedeniyle uçak enkazına tam anlamıyla ulaşılamadı. Yapılan resmi arama çalışmaları sınırlı bir alanda kaldı ve enkazın büyük bölümü denizin derinliklerinde kayboldu.

Kazanın ardından geçen yıllar boyunca olay, hem havacılık tarihinin hem de Marmara Denizi’nin en büyük gizemlerinden biri olarak hafızalarda yer etti. Hayatını kaybedenler arasında kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin bulunması da facianın unutulmamasına neden oldu. Teknik direktör Fatih Terim’in kayınpederi Kamuran Aksu ile sanatçı Seyyal Taner’in hostes olan kardeşi de kazada yaşamını yitirenler arasındaydı.

Gönüllü Aramalar ve Teknolojinin Sağladığı İmkânlar

Son yıllarda gelişen su altı teknolojileri, geçmişte ulaşılamayan pek çok noktaya erişim imkânı sundu. Bu imkânlardan yararlanan isimlerden biri olan Nedim Kuru, ekibiyle birlikte Marmara Denizi’nde sistemli bir arama faaliyeti yürütüyor. Daha önce yapılan çalışmalarda uçağın burun kısmına benzeyen bir parçanın görüntülenmesi, umutları artırmıştı.

Son gerçekleştirilen dördüncü dalış operasyonunda ekip, sonar taramaları ve su altı dronları kullanarak yaklaşık yedi saat boyunca belirlenen bölgede arama yaptı. Bu çalışmalar sırasında, şekil bozukluğu bulunan ve uçağın gövde yapısıyla uyumlu olduğu düşünülen metal parçalar tespit edildi. Görüntülenen parçaların uzun yıllar boyunca deniz koşullarına maruz kaldığı, bu nedenle yamulmuş ve kısmen tortularla kaplanmış olduğu gözlemlendi.

Balıkçı Tanıklıkları ve Bölgenin Önemi

Arama çalışmalarında dikkat çeken detaylardan biri de yerel balıkçıların verdiği bilgiler oldu. Daha önce aynı bölgede balık avlayan bazı balıkçıların ağlarına metal parçalar takıldığı ve bu parçaların uçağa ait olabileceği yönünde değerlendirmeler yapıldığı biliniyordu. Son operasyona, geçmişte ağına uçak parçası takılan balıkçılardan birinin de katılması, bölgenin doğruluğunu pekiştirdi.

Balıkçıların aktardığı bilgiler, deniz tabanındaki enkazın geniş bir alana yayıldığını gösteriyor. Uzmanlar, uçağın denize çarpma anında parçalanmış olabileceğini ve akıntıların etkisiyle enkazın zaman içinde farklı noktalara sürüklenmiş olabileceğini değerlendiriyor. Bu durum, arama çalışmalarının neden bu kadar uzun sürdüğünü de açıklıyor.

Anıt Mezarlık Girişimi ve Toplumsal Hafıza

Nedim Kuru’nun çalışmaları yalnızca enkazı bulmaya yönelik değil. Kuru, Marmara Denizi’nde hayatını kaybeden yolcuların anısını yaşatmak amacıyla denizin içine sembolik bir anıt mezar yapılması için de girişimde bulundu. Bu kapsamda İstanbul Valiliği’ne resmi başvuru yapıldığı öğrenildi. Amaç, faciada hayatını kaybedenlerin unutulmaması ve olayın toplumsal hafızada kalıcı bir yer edinmesi.

Uzmanlar, bulunacak her yeni parçanın yalnızca teknik bir keşif değil, aynı zamanda kayıpların yakınları için de önemli bir manevi değer taşıdığına dikkat çekiyor. Enkazın tam olarak tespit edilmesi durumunda, hem havacılık kazalarına dair yeni bilgiler elde edilebileceği hem de 50 yıllık bir belirsizliğin sona erebileceği ifade ediliyor.

Arama Çalışmaları Devam Edecek

Elde edilen son görüntüler, Marmara Denizi’ndeki arama çalışmalarının daha da yoğunlaşabileceğine işaret ediyor. Nedim Kuru ve ekibinin, tespit edilen noktada yeni dalışlar planladığı ve uzman görüşleri doğrultusunda alanı genişletmeyi hedeflediği belirtiliyor. Yarım asır sonra ortaya çıkan bu yeni izler, Türkiye havacılık tarihinin en acı kazalarından birine dair perdeyi aralamaya bir adım daha yaklaştırmış durumda.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *