Kayıp Kardeşler Biçer Ailesi
Girne'deki ciddi feribot kazasında kaybolan 18 kişi arasında Biçer kardeşler de yer alıyor. Anne Ayten Biçer, çocuklarının can yeleksiz bir şekilde gemide kaldığını ifade ederek, yaşanan faciaya dikkat çekti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden Mersin'in Taşucu Limanı'na doğru seyahat eden Filojet isimli yolcu gemisinin alabora olması sonucu büyük bir felaket baş gösterdi. Kazada sekiz kişi hayatını kaybederken, Biçer ailesinin çocukları da kayıplar arasında bulunuyor.
Bölgedeki kurtarma ekipleri, kaybolan 18 kişi için arama çalışmalarını sürdürüyor. Kazadan sonra hayatta kalanlar ve aileleri, kayıplarını geri almak umuduyla olay yerine akın etti. Biçer ailesinin çocukları 12 yaşındaki Saliha Miray ve 9 yaşındaki Mehmet Asaf oldu. Anne Ayten Biçer, çocuklarının kaybolmasının ardından yaşadığı travmayı dile getirerek, fırtınalı havada gemide yaşanan kargaşanın kendilerini nasıl etkilediğini anlatıyor.
Tatile Geldik, Çocuklarımı Bırakıp Gidiyorum
Ayten Biçer, Girne'ye tatil için geldiklerini, fakat yaşanan bu olayın ardından çocuklarını bırakıp gitmek zorunda kaldığını belirtti. Kaza sırasında, birbirine sarılmaya çalışan insanların olduğunu aktaran Biçer, çocuklarının panik içinde kendisini bıraktığını söyleyerek, "Çocuklarım 'anne elimizi bırakma' diye bağırıyordu" dedi. Acılı anne çocuklarının gemide sıkıştığını ve orada kaldıklarını düşünüyor. Kendi eşiyle birlikte kurtarılan Biçer, yaşanan kargaşanın insan psikolojisi üzerine etkilerini de vurguladı.
Faciadan kurtulan Ayten Biçer, kendisi ve eşinin yardım edenler tarafından kurtarıldığını söyleyerek olay anını gözler önüne serdi. "Üzerimize valizler düştü, mazot vardı, her taraf kayıyordu" diyerek o anki hislerini aktardı. Acılı anne, mürettebatın yaşanan panik karşısında yolcuları sakinleştirmeye çalıştığını ifade etti.
Can Yelekleri ile İlgili İddialar
Ayten Biçer, gemide yaşanan ihmallerden bahsederek, "Çocuklarım can yeleksiz gitti. İhtiyacımız olan can yeleklerini vermediler" dedi. Gemi personelinin sakin olmalarını istemesinin ardından yaşanan kargaşanın, yolcuların güvenliğini nasıl tehdit ettiğini ortaya koyuyor. Ayrıca, kazadan sonra gözaltına alınan kaptan ve mürettebat hakkında yapılan soruşturmalar kaçınılmaz hale geldi.
Girne'deki bu trajik kaza sonrası KKTC Polis Genel Müdürlüğü, mürettebatla ilgili soruşturma başlattı. Kaza ile ilgili hullak ve çeşitli iddiaların da inceleneceği bildirildi. Kazaya neden olan şartların ve geçirdiği ihlallerin daha itinalı bir şekilde araştırılacağı ifade ediliyor. Bu bağlamda, olayın sebeplerinin tespit edilmesi amacıyla yeni gözaltıların olabileceği belirtildi.
Arka Planda Durum ve Bekleyen Sorular
KKTC tarihinin en büyük deniz kazası olarak kaydedilen olay, birçok sorunun gündeme gelmesine neden oldu. NTV Temsilcisi Selim Sayarı, olayın aydınlatılabilmesi için yanıt bekleyen birçok soru olduğunu dile getirdi. Liman Başkanlığı'nın fırtına koşullarında geminin sefer yapmasına nasıl izin verdiği, yolcuların kaptana denizin durumu hakkında ilettikleri uyarılara neden yanıt verilmediği gibi sorular, olayın çözümü açısından kritik önem taşıyor.
Bunun yanı sıra, kaza esnasında kapıların yolcuların üzerine kilitlenmesi ve can yeleklerinin eksik dağıtımı gibi konular, kaza sonrası yetkililerin incelemesi gereken önemli detaylar arasında yer alıyor. Kaptanın gemiyi terketmesi de olayla ilgili dile getirilen iddialar arasında. Bu durum, hem soruşturmanın ilerlemesi açısından hem de kamuoyunda büyük bir tartışma yaratacak gibi görünüyor.