Doğurganlık Oranında Dikkat Çeken Düşüş
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ülke genelinde doğurganlık oranlarının kritik bir eşiğin altına düştüğünü vurguladı. Bu durum, toplumun geleceği açısından oldukça endişe verici bir tablo oluşturuyor.
Ulusal ve Uluslararası Veriler
Son yıllarda yapılan araştırmalar, Türkiye’nin doğurganlık hızının sürekli bir azalma trendi gösterdiğini ortaya koyuyor. Gelen verilere göre, Türkiye, Avrupa'nın en düşük doğurganlık oranlarına sahip ülkeleri arasında yer alıyor. Bakan Göktaş, bu düşüşün sadece sosyal değil, ekonomik ve demografik etkileri olduğunu da dile getirdi.
Sosyal Politikaların Önemi
Bakan Göktaş, doğurganlık oranlarındaki bu düşüşün önlenmesi için çeşitli sosyal politikaların hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Aile yapısının güçlendirilmesi, çocuk dostu şehirlerin inşası ve ailelerin desteklenmesi bu politikaların başında geliyor. Ayrıca, kadınların iş gücüne katılımının artırılması, aile içindeki rol dağılımının dengelenmesi gibi adımların da ciddi bir etki yaratacağını belirtti.
Halkın Bilinçlendirilmesi Gerekiyor
Bakan, toplumda doğurganlık konusunun öneminin artırılması gerektiğini ifade etti. Ailelerin çocuk sahibi olma konusunda daha bilinçli kararlar alabilmeleri için çeşitli kampanya ve projeler düzenleneceğini söyledi. Bu projelerin, çiftlerin aile planlaması yaparken daha sağlıklı kararlar almasına yardımcı olacağına inanıyor.
Gelecekte Bizi Bekleyen Tehditler
Doğurganlık oranlarındaki bu düşüşün uzun vadede ulusal güvenlik, sosyal yapı ve ekonomik kalkınma üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda uyarılarda bulunan Bakan Göktaş, bu durumun genç nüfusun azalması anlamına geldiğini belirtti. Uzmanlar, doğurganlık oranlarının artmaması halinde Türkiye’nin yaşlanan bir nüfus yapısına sahip olacağına dikkat çekiyor.