Erdoğan, Darülaceze Yurt ve Kültürel Tesis Açılışı ile Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri Tanıtım Törenine katıldı

0
115

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları;

Yönetimi, çalışanları ve gönüllüleri ile bu büyük aile günümüze de yaratılanı severiz yaratandan ötürü anlayışıyla faaliyetlerini sürdürüyor.

Bugün açılışını yapmak üzere bir araya geldiğimiz Yurt ve Kültürel Tesisleri ile Darülaceze hizmet yelpazesini daha da genişletiyor. Yurt binamız 901 öğrenci kapasitesi ile eğitim-öğretim hayatının önemli ihtiyaçlarından olan barınma sorununun çözümüne katkı sağlayacaktır.

İstanbul’daki 56 üniversitemizin tamamının öğrencilerine hitap eden yurt binasının altındaki ticari alan hem bölgenin ihtiyacını karşılayacak hem de Darülaceze’ye gelir temin edecektir.

Yurt ve kültürel tesislerimizin Darülacezemize öğrencilerimize ve İstanbul halkına hayırlı olmasını diliyorum.

Bu ödüllü projenin hayata geçmesinde katkısı olan herkesi özellikle hayırseverlerimizi tebrik ediyorum. Tanıtım törenini gerçekleştirdiğimiz Darülaceze Sosyal Hizmet şehrimize gerçekten iftihar verici bir projedir.

Arnavutköy’de 150000 metrekarelik bir alanda inşa edilecek olan proje mimarisinden içindeki birimlerine kadar tüm unsurlarıyla medeniyetimizin izlerini taşıyacaktır.

Bu tesis bağışçılara sağlıklı ve yatağa bağlı bireylere koruma altındaki çocuklara hizmet verecek. 1068 yatak kapasitesi poliklinikleri rehabilitasyon merkezi atölyeleri konferans salonu ve ibadethaneleri ile misyonuna uygun bir yer olacaktır.

Yatay yavaş ve yaşanılabilir şehir anlayışı ile tasarlanan Darülaceze Sosyal Hizmet Şehrinin inşasına katkı sağlayacak herkese şimdiden şükranlarımı sunuyorum. Her yatırım önemlidir. Ama doğrudan insana, üstelik de bakıma muhtaç insanlara yapılan yatırım çok daha önemlidir.

Darülacezeye yapılan her kat işte bu şekilde doğrudan insana yapılan yatırım demektir. Sadece ve sadece Allah rızası gözetilerek yapılan bu yatırımın hayattaki getirisi de para veya şan şöhret değil hayır duadır. Bu anlayışın en güzel örneklerini dünyaya armağan etmiş bir medeniyetin mensuplarının böyle bir ecdadın torunlarının Darülaceze’nin bu projesine de samimiyetle sahip çıkacağından şüphe duymuyorum.

Cumhurbaşkanlığı döneminde de şimdi yeni heyetle İnşallah Arnavutköy’deki bu devasa yere başlıyoruz. Tabii Arnavutköy gerçekten ülkemiz için bizler için bambaşka bir örnek olacak.

Her şeyi ile başka bir örnek olacak onun içinde tabii hayırseverlerimizin oraya olan katkısı inanıyorum ki dünyada Arnavutköy’deki Darülacezemizi bir örnek olarak yansıtacak biz onunla iftar edeceğiz.

İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturuyla hareket ettik, Türkiye’nin en yaygın ve etkin sosyal destek politikalarını hayata geçirmek suretiyle bu ülkede hiç kimse kendisini sahipsiz hissetmeyecek.

Çocuklardan yaşlılara engellilerden kadınlara her kesimi ve sağlıktan eğitime konuttan istihdama her alanı kapsayan destek politikalarımızda ülkemizi bu bakımdan gıpta edilen bir yer haline getirdik.

Diğer pek çok ülkeden farklı olarak biz bu destekleri insanlarımızı kendi tabii hayat alanlarının içinde tutarak aile birliğini koruyarak veriyoruz.

40 farklı ilimizdeki 67 bine yakın yaşlımıza Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımıza bağlı 163 huzur evimizde 16566 yaşlımız kalıyor.

Kamu ve özel sektör kapasitesi ile birlikte bu rakam 37 bini geçiyor. Engellilerin toplum ve iş hayatına aktif katılımı hususunda da en büyük atılımlar bizim dönemimizde gerçekleşti.

Evde bakım uygulaması ile ülke genelinde 536 bine yakın engellimize aylık ortalama 1798 lira destek veriyoruz.

Hayatlarını engelli kardeşlerimizin bakımına adayan aile bireylerini de unutmadık. Bu kardeşlerimizin kendilerine de zaman ayırabilmelerinin temini için 76 şehrimizde 127 engelsiz Gündüz Bakımevi faaliyete geçirdik. Yine engelli bireylere hizmet veren bakım merkezlerinin sayısını 104’e yükseltirken yararlanıcı sayısını da 7 bine çıkardık.

Engellilerin kamudaki istihdamı 60.000’i aştı.

Devlet korumasındaki çocuklarımızla ilgili sistemi ise baştan sona değiştirdik. Koğuş tipi yurt ve yuvaları tamamen ortadan kaldırarak aile ortamını sağlayan ev tipi bakım hizmetine geçtik.

Halihazırda 13340 bin çocuğumuz ev tipi bakım merkezlerinde devlet korumasında bulunuyor.

Daha önemlisi 139 bine yakın çocuğumuzun sağladığımız sosyal ve ekonomik destekle kendi aileleri veya yakınları yanında hayatlarının sürdürmesini temin ediyoruz.

Koruyucu aile hizmet modelini de genişleterek 8214 çocuğumuzun bu şekilde hayatı hazırlanmasını sağlıyoruz.

Devlet korumasındaki çocuklarımızın kamuda istihdamı kapsamında bugüne kadar 56 bine yakın gencimizi kamuda işe yerleştirdik. Risk grubundaki çocukların ve ailelerin izlenmesi programı çerçevesinde 67 bine yakın evladımızı yakından takip ettik.

Kadına şiddetle mücadele amacıyla faaliyete geçirdiğimiz konukevlerinde bugüne kadar 285 bine yakın kadınımıza ve beraberindeki 170000 çocuğa hizmet verdik.

Arkadaşlar sadece yaşlı çocuk engelli ve kadınlarla kalmıyor. Her kesimi koruyan özellikle de gözeten destekleyen hayata tutunmasını geleceğine güvenle bakmasını sağlayan politikalar geliştiriyor bunları kararlılıkla uyguluyoruz.

Türkiye’nin sosyal yardım bütçesi biz göreve geldiğimizde yıllık 2 milyar liraydı. Geçtiğimiz yıl lütfen buna dikkat edelim. 69 milyar lirayı son 19 yılda verdiğimiz sosyal desteklerin toplam tutarı 434 milyar liraya ulaştı.

2000000 vatandaşımız kendilerine devlet tarafından verilen sosyal yardım kartları ile ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Görüldüğü gibi ülkemizde hiç kimseyi sahipsiz bırakmayacak bir sosyal destek sistemi kurduk.

Elbette gönlümüz her bir vatandaşımızın desteğe ihtiyaç duymadan hayatını sürdürebileceği işini yapabileceği ekmeğini kazanabileceği eğitimini sağlık hizmetini alabileceği seviyeye ulaşmayı istiyoruz.

Ancak dünyanın hiçbir yerinde böyle bir ideal ekonomik ve sosyal hayatın olmadığı da ortadadır. Çalışmak isteyene ve çalışabilecek durumda olana iş imkanı sağlarken bunun dışında kalan herkesi de gözetip korumak boynumuzun borcudur.

Türkiye büyüdükçe güçlendikçe zenginleştikçe vatandaşlarına sağladığı refah seviyesi ona göre artmaktadır. Artmayı da sürdürecektir. Akıl ve vicdan sahibi hiç kimse bugünkü Türkiye’nin demokrasiden kalkınmaya sosyal ve ekonomik imkanlara kadar tüm alanlarda geçmişin herhangi bir döneminin fersah fersah ilerisinde olduğunu inkar edemez.

Darbenin yol açtığı acıların haksızlıkların hukuksuzların etkisini o çocuk halimizde bile hissediyorduk.

Türkiye’nin karanlık dönemlerinden biri olan 1970’ler gençlik yıllarımıza denk geldi. Ülkemizin ideolojik etnik ve mezhebi temelde nasıl bölünmeye milletimizi nasıl birbirine düşürülmeye çalışıldığını darbe taşlarının nasıl adım adım döşendiğini bizzat yaşadık gördük.

1980 darbesi işte böyle bir dönemin ardından ülkemizin tekrar saf dışına itildiği pek çok şeye adeta sıfırdan başlamak zorunda bırakıldığı bir felaket darbenin ardından yeniden toparlanmaya çalışan Türkiye bu defa da bölücü örgütün eylemleri ve koalisyonları dönemlerinin yol açtığı patinajda karşılaştı.

Milletimiz her kriz ve kaos döneminin ardından demokratik ve ekonomik geri kalmışlık. Kaderimiz haline getirmeye çalışanlara karşı istiklaline ve istikbaline sahip çıkmak iradesini ortaya koymuştur. Bizim işimiz de işte böyle bir iradenin tezahürüdür hamdolsun. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle tesis ettiğimiz istikrar ve güven sayesinde ülkemiz Cumhuriyet tarihinin tamamında gerçekleşen kat ve kat fazlasıyla eser ve hizmete bu dönemde kavuştu.

Sosyal destek politikalarımız ve uygulamalarımızda bu başarının önemli bir parçasıdır.

Elbette dünya değiştikçe ülkemiz geliştikçe bilhassa gençlerimizin beklentileri ve ihtiyaçları farklılaştıkça biz de kendimizi buna göre güncelliyoruz. Dünkü Türkiye’nin ihtiyacı kimseyi aç ve açıkta bırakmamaktır. Bugünkü Türkiye’nin ihtiyacı herkese arzu ettiği standart hayatını sürdürebileceği imkanları sağlamaktır.

Son günlerde üniversite öğrencileri ile alakalı maalesef çok çirkin bir kampanya sürdürülüyor. Ülkemizde iktidara geldiğimizden bu yana yurt kapasitelerini hiçbir dönemde olmadığı kadarıyla tırmandıran neredeyse bir milyona yakın yurt kapasitesine sahip olan bir iktidarız.

Maalesef yalan yanlış hiç ilgisi alakası olmayan kişileri güya bankların üzerine yatırarak Türkiye’de şu anda yurt yokmuş diye bu tür böyle yalan yanlış kampanyalar sürdürdü. Yalan söylüyorsun hayatınız yalan.

Karnını doyurabilecek ekmeğe muhtaç olmak fakirlik ölçüsü olmaktan çıktı artık. İnsan gibi yaşamak dediğimiz imkanlara sahip olmayanlar kendini fakir hissediyor.

Öyleyse bize düşen görev milletimizi bu yeni standartlara göre hayatını sürdürebileceği imkanlara kavuşturmaktır Sosyal destek programlarımızı da aynı anlayışla yeniliyor geliştiriyoruz.

Özellikle aile kurumuna büyük önem veriyoruz. Yaşlılara çocuklara engellilere kadınlara verdiğimiz desteğin gerisinde aile kurumunu güçlü bir şekilde ayakta tutma hedefidir. İnşallah hep birlikte büyük ve güçlü Türkiye inşa edelim. 84 milyonun tamamını güvenli huzurlu müreffeh bir ülkede yaşayan bireyler haline getireceğiz.

Devletler gibi milletlerde gelenekleri ile kültürleri ile bunların somutlaşmış hale olan kurumlarıyla yaşanır. Biz binlerce yıllık bunun kültürümüzde dünyaya ilham olmuş bir ülkeyiz. Yaşadığımız coğrafyada ilk çağlarından beri hep insanlığın birikimlerine ev sahipliği yaptık. İşte bu fotoğraf içinde Darülaceze’nin özel bir yeri olduğuna inanıyor şu anda işte 1000 kişi yatak kapasiteli böyle bir yurt binasına da inşallah sahibi oluyoruz.

Bugün burada bu köklü kurumumuzda olmaktan tamamlanan yatırımların başlayacak projelerin heyecanını sizlerle paylaşmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu duygularla bir kez daha açılışını yapacağımız Yurt ve Kültürel Tesislerin Darülaceze gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Hibya Haber Ajansı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here